Skolyoz Tedavisi ve Ameliyatsız Rehabilitasyon

Skolyoz Tedavisi ve Ameliyatsız Rehabilitasyon Süreçleri

Omurga sağlığı, insan anatomisinin dik duruşunu ve vücut biyomekaniğini sağlayan en temel unsurdur. Omurgada meydana gelen eğrilikler ve asimetrik duruş bozuklukları, sadece estetik bir kaygı olmanın ötesinde, kas-iskelet sistemini bütüncül olarak etkileyen ciddi ortopedik süreçlerdir. Du-Çe Tıp Merkezi olarak sunduğumuz skolyoz tedavisi ve omurga rehabilitasyonu hizmetleriyle; uzman fizyoterapistlerimiz ve hekimlerimiz eşliğinde eğriliğin ilerlemesini durdurmayı, postürü (duruşu) iyileştirmeyi ve hastalarımızın yaşam kalitesini bilimsel tıbbi yöntemlerle artırmayı amaçlıyoruz.

Skolyoz (Omurga Eğriliği) Nedir?

Tıbbi tanımıyla skolyoz; arkadan bakıldığında düz bir dikey hat üzerinde dizilmesi gereken omurga kemiklerinin (vertebraların) sağa veya sola doğru 10 derecenin üzerinde eğilmesi ve kendi etraflarında dönmesi (rotasyon) durumudur. Bu klinik tablo, iki boyutlu basit bir eğrilikten ziyade, omurgayı önden, yandan ve kendi ekseninden etkileyen üç boyutlu (3D) kompleks bir deformitedir. Erken teşhis ve doğru planlanan bir skolyoz tedavisi, bu üç boyutlu deformitenin organlara ve iskelet sistemine yapacağı mekanik baskıyı engellemede en kritik tıbbi adımdır.

Skolyoz Neden Olur ve Risk Faktörleri Nelerdir?

Klinik olarak vakaların yaklaşık %80’i “idiyopatik” yani tıbbi olarak kesin bir nedeni saptanamayan grupta yer alır. İdiyopatik skolyoz, özellikle çocukların boy uzamasının hızlandığı (büyüme atağı) ergenlik döneminde hızlı bir ilerleme eğilimi gösterir. Bunun dışında, anne karnındaki omurga gelişim kusurlarına bağlı “konjenital (doğuştan) skolyoz”, Serebral Palsi veya Musküler Distrofi gibi kas/sinir sistemi hastalıklarına bağlı “nöromüsküler skolyoz” türleri de bulunmaktadır. Toplumdaki yaygın inanışın aksine; ağır okul çantası taşımak veya sadece yanlış pozisyonda oturmak skolyozun doğrudan bir nedeni değildir. İlerleyen yaşlarda kireçlenmeye bağlı olarak ortaya çıkan “dejeneratif skolyoz” vakaları da kurumumuzdaki skolyoz tedavisi programları dahilinde özenle takip edilmektedir.

Klinik Belirtiler Nelerdir?

Erken dönemde belirgin bir ağrı yaratmayan skolyoz, genellikle ebeveynlerin çocuklarının duruşundaki asimetriyi fark etmesiyle tespit edilir. Klinik değerlendirmelerde sık karşılaşılan fiziksel bulgular şunlardır:

  • Omuz seviyelerinde eşitsizlik; omuzlardan birinin diğerine göre bariz şekilde daha yüksekte veya önde durması
  • Kürek kemiklerinden (skapula) birinin dışa doğru daha belirgin (çıkık) bir görünüm sergilemesi
  • Bel veya kalça kavislerinde asimetri; gövdenin bir tarafa doğru kaymış gibi görünmesi
  • Öne doğru eğilindiğinde (Adam’s öne eğilme testi) sırtın veya belin bir tarafında hörgüç (rib hump) benzeri asimetrik bir tümsek oluşması
  • Kıyafetlerin bedene tam oturmaması, etek veya pantolon çizgilerinin kayması ve bir bacağın diğerinden daha kısa olduğu hissi

Du-Çe Tıp Merkezi’nde Değerlendirme ve Tedavi Süreci

Bireyselleştirilmiş Tanı ve Radyolojik Takip

Duruş bozukluğu veya omurga asimetrisi şüphesiyle başvuran hastalarımız, ortopedi ve fizik tedavi uzmanlarımız tarafından kapsamlı bir değerlendirmeye alınır. Fiziksel muayenede skolyometre adı verilen özel cihazlarla gövde rotasyonu (dönme açısı) ölçülür. Kesin tanı ve tedavi rotasının belirlenmesi için, boyundan leğen kemiğine kadar tüm omurgayı içine alan iki yönlü ayakta röntgen filmleri çekilir. Bu filmler üzerinden “Cobb açısı” adı verilen eğrilik derecesi ve çocuğun kemik büyüme potansiyeli (Risser evresi) milimetrik olarak hesaplanarak kişiye özel bir skolyoz tedavisi haritası çıkarılır.

Ameliyatsız Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yaklaşımları

Büyüme çağındaki çocuklarda ve yetişkinlerde hafif-orta dereceli (genellikle 20 ila 45 derece arası) vakalarda tıbbi öncelik, daima ameliyatsız (konservatif) fizik tedavi yaklaşımlarıdır. Merkezimizde uygulanan multidisipliner skolyoz tedavisi süreçlerinde; dünyaca kabul görmüş üç boyutlu (3D) spesifik egzersiz yaklaşımları (Schroth Terapisi vb.) titizlikle uygulanır. Asimetrik olarak zayıflamış kas grupları güçlendirilirken, gergin ve kısalmış kaslar esnetilir. Özel rotasyonel solunum teknikleri öğretilerek göğüs kafesinin düzeltilmesi hedeflenir. Kemik büyümesinin devam ettiği hastalarda, bu yoğun fizik tedavi süreci uzman hekimin reçete edeceği kişiye özel ortopedik korselerle (Rigo-Cheneau, Boston vb.) desteklenir.

Cerrahi Müdahale (Omurga Füzyonu) Ne Zaman Gündeme Gelir?

Klinik kılavuzlara göre, eğriliğin (Cobb açısının) 45-50 derecenin üzerine çıktığı, kalp ve akciğer gibi iç organların fonksiyonlarını mekanik olarak tehdit etmeye başladığı ve uygulanan yoğun korse/fizik tedavi programlarına rağmen eğriliğin ilerlemesinin durdurulamadığı agresif vakalarda cerrahi seçenekler değerlendirilir. Ortopedi uzmanları tarafından uygulanan omurga füzyonu ameliyatlarıyla omurga titanyum vidalar ve çubuklarla düzeltilerek sabitlenir.

Sıkça Sorulan Sorular

Skolyoz fizik tedavisi süreci ne kadar zaman alır?

Skolyoz, biyolojik yapısı gereği tek seferlik bir müdahale ile biten bir durum değil; özellikle büyüme çağındaki çocuklarda kemik ve iskelet gelişimi tamamen sonlanana kadar (ortalama 18-21 yaşlarına dek) sürekli klinik takip gerektiren dinamik bir süreçtir. Hastanın eğrilik derecesine göre yoğun klinik seanslar uygulansa da, planlanan skolyoz tedavisi ve spesifik duruş egzersizlerinin hasta tarafından bir ömür boyu yaşam tarzı haline getirilmesi tıbbi açıdan elzemdir.

Omurga eğriliği (skolyoz) egzersizlerle tamamen sıfırlanabilir mi?

Düşük açılı, erken yaşta (kemik büyümesi tamamlanmadan) tespit edilen esnek deformitelerde düzenli 3 boyutlu egzersizler ve korse kullanımı ile eğrilik açısında belirgin düzelmeler elde edilebilmektedir. Ancak skolyoz rehabilitasyonunda temel tıbbi hedef, omurgayı anatomik olarak “sıfır” dereceye indirmekten ziyade; eğriliğin ilerleyişini durdurmak, kozmetik asimetriyi düzeltmek, ağrıları gidermek ve ileride cerrahi ihtiyacının doğmasını engellemektir.

Skolyoz sadece büyüme çağındaki çocuklarda mı görülür?

Hayır, sadece çocukluk çağı hastalığı değildir. En sık hızlı büyüme dönemlerinde (ergenlikte) fark edilse de; erken dönemde teşhis edilmemiş veya uygun skolyoz tedavisi almamış çocukluk çağı skolyozları, yetişkinlikte kronik sırt ve bel ağrılarıyla kendini gösterebilir. Ayrıca omurga yapılarının yaşlanmasına, disklerin yıpranmasına ve kireçlenmeye bağlı olarak 50 yaş sonrasında ortaya çıkan “Dejeneratif (Yetişkin Tip) Skolyoz” da klinik pratikte oldukça yaygın karşılaşılan bir tablodur.

Skolyozu olan bireyler sportif faaliyetlerde bulunabilir mi?

Evet, hastanın klinik durumuna uygun olarak seçilmiş doğru sporları yapmak, omurga çevresindeki “core” (merkez bölge) kaslarını güçlendireceği için tıbbi olarak faydalıdır ve desteklenir. Yüzme, klinik pilates, medikal fitness ve hafif tempolu yürüyüşler omurga sağlığını korurken; omurgaya dikey eksende aşırı yük bindiren halter (ağırlık kaldırma) gibi branşlardan veya asimetrik yüklenilen (tek taraflı) ağır aktivitelerden hekim kontrolü dışında kaçınılması önerilir.

Uzman Desteği ve İletişim

Omurga asimetrilerinde ve duruş bozukluklarında erken dönemde alınan profesyonel sağlık desteği, eğriliğin ilerleyerek cerrahi seviyelere ulaşmasını engelleyen en önemli tıbbi müdahaledir. Kendinizin veya çocuğunuzun güncel omurga sağlığına yönelik bilimsel değerlendirmeler, radyolojik analizler ve kurumumuzdaki skolyoz tedavisi uygulamaları hakkında kapsamlı bilgi edinmek için, Çankaya’da hizmet veren Du-Çe Tıp Merkezi uzman hekimlerine ve fizyoterapistlerine danışabilirsiniz.

Tedavi Alanlarımız

Ağrılarınızı geride bırakmak ve size özel tedavi planınızı oluşturmak için uzmanlarımızla görüşün.